"Efsane" kelimesini sevmem. Suyu çıkartılana kadar kullanılmış, iyice içi boşaltılmış bir söz çünkü. Önüne gelen kendini efsane olarak tanımlıyor, önüne gelen bir efsanenin parçası. Kime sorsanız kendi ortaokul veya lise sınıfı efsanedir, bambaşkadır. Her ergenin yaşadığı olaylar onlara özgü bir farklıdır. Herkesin kendi arkadaşları ve arkadaşlıkları efsanedir, tatili efsanedir. Ve herkes "bambaşka" efsanevi bir aşk yaşar illa. Yıllar önce en kötü dönemindeki Fenerbahçe'nin zar zor kazandığı her maç sonrası "Efsane geri döndüüüü!" manşeti atmaktan sıkılmayan tırt gazeteler, sonrasında her eski oyuncuyu "efsaneleştirerek", yıllar sonra Avrupa arenasına dönen Galatasaray'ı Avrupa efsanesi olarak lanse etmişlerdi hatırlarsanız. Her yeni çıkan ve çok başarılı bulunan film "efsane" oluyor. Hatta sevenleri alınmasın ama 20-30 senedir kenarda köşede yaşarken kimsenin yüzüne bakmadığı, hatırlamadığı sanatçılarımız öldükten sonra 2 tane filmini ya da 3 tane şarkısını söyle desek cevap veremeyecek kişiler tarafından anında efsane mertebesine yükseltiliyorlar. Yani sağımız solumuz efsane kaynıyor. Kişi, olay, tarih, durum farketmiyor.

Hal böyle olunca efsane kelimesini kullanmaktan da pek hoşnut olmuyorum, bu klişeler duvarına bir tuğla da ben koymuşum gibi geliyor her seferinde. Ama şu dünyada bazı kişiler, olaylar ve yapımlar var ki, onları da başka bir kelimeyle tanımlamak, telaffuz etmek haksızlık olur. Bunlardan biri de 70'lerin sonunda 80'lerin başında ardarda filmlerle çıkan ve tüm film endüstirisinin gidişatını değiştiren Star Wars. Yapımcısı George Lucas'ın tamamen yanlışlık sonucu fotoğrafçılık yerine sinema bölümüne gitmesi sonucu ortaya çıktığına dair hikayeler anlatıladursun, üç filmle başlayan, sonrasında 3 filmle daha devam eden, ama filmlerin ötesine geçmiş, sayısız kitap, hikaye, çizgiroman, oyun, oyuncak ve milyonlarca seveni hatta fanatiği ile kendi kültürünü oluşturan, hatta ve hatta pek çok başka film, dizi ve oyuna konu olan ve/veya bir şekilde ismi geçen seri yıllar sonra babasının himayesinden çıkıyor. Ve yeni evi oldukça şüphe uyandırıcı.

Eğer benim kadar Star Wars'la içli dışlıysanız güçteki dengesizliği siz de hissetmişsinizdir. Geçtiğimiz günlerde serinin yaratıcısı George Lucas Star Wars'ı 4 milyar dolar'ın biraz üzerinde bir rakama Walt Disney Studios'a sattığını açıkladı. Ortada astronomik bir para da konuşulsa aslında Lucas'ın satış sebebinin para olmadığı zaten belli. Nitekim kendisi de bu paranın tamamını hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı. Ancak sanırım George Lucas artık Star Wars'tan elini eteğini çekmeyi kafasına koymuş. Seriyi zaten kendi kafasında sonlandırmış, sonraki 3 filmin konu ve hikayesi belli olsa da 6 film dışında başka film çekmeyeceğini belirtmişti. Esasında Star Wars'a "Anakin Skywalker'ın hayat hikayesi" şeklinde bakıldığında bu fikir de doğruydu. Ancak yine de bu şekilde para basan ve tek başına bir ekol, bir kültür oluşturan bir olguyu elden çıkarmak ve bu kültürü başkasına emanet ederek tehlikeye atmak ne kadar olumlu yaklaşılabilecek bir konu, tartışılır. Zaten imza fotoğrafına baktığınızda Lucas'ın yüzündeki ifade de endişesini doğruluyor.

Özellikle serinin yeni sahibinin Disney olması pek fazla güven vermiyor. Her ne kadar Pirates of the Caribbean serisi ile yeni ve daha modern yüzünü gösterip kendisine ait pek çok tabuyu yıkmış olsa (örneğin bu seride ilk defa bir Disney yapımında açık olarak kan gözüktü.) ve son dönemde strateji büyüterek Marvel'ı satın almak gibi hamlelerle vizyonunu genişletse de hala kalın çocuk kabuğunu tamamen kırdığı söylenemez. Pek çok kişi çok beğense de zayıf senaryosu, kahramanları şirinliştirme çabası ve çok kötü klişe espirileriyle Avangers'ta da bu kabuğun tam kırılmadığını gösterdi bana göre. Yanlış anlamayın, Disney'i çok sever, pek çok yapımından dolayı da takdir ederim. Avangers'in yönetmeni Joss Whedon da Buffy: The Vampire Slayer, Angel ve hele hele Firefly gibi çok sevdiğim yapımlara imzasını atmış, kendine has espiri anlayışını takdir ettiğim bir yönetmen. Ama söz konusu Disney olunca uç örnekler hariç tarzı, hedef kitlesi, hedefi, ve yapımları belli bir doğrultuda. Star Wars ise (her ne kadar Young Jedi gibi saçma sapan 2. nesil saçmalıklarına da sahip olsa da) genel olarak başka bir çizgide ilerleyen bir seri. Ve bu kadar büyük bir konseptin eninde sonunda Disney elinde yozlaşması yüksek ihtimal. Dolayısıyla bu konuda ciddi bir şüphe duymak, Ewok ve Jarjar'ın da ötesine gelen cıvıklıklardan çekinmek doğal bir tepki. Hele hele Star Wars kıyafetli Disney karakterlerine dair ilk resimlerden sonra soğuk terler dökmüyor değiliz.

Peki bu korkunun dışında ne değişiklikler var? Bu kadar parayı boşu boşuna harcamadı elbette Disney. Star Wars dünyası şimdiden hareketlenmeye başladı. İlk dedikodular Lucas'ın istemediği 7. 8. ve 9. filmlerin çekileceği, ve Anakin'in gençliğine dair bir dizinin başlayacağı yönünde. Hatta son üçleme kısmı için ilk adımlar atılmaya başlandı bile. Disney, yedinci filmin senaristi olarak Toy Story 3'ün senaristi Michael Arndt'ı görevlendirdiğini bugün açıkladı. Bu da şüphelerimizi biraz daha arttırmıyor değil. Diğer projeler ise henüz belirsizliğini koruyor. Ancak sayısız kitap ve alternatifle, hem fanların hem resmi ve gayrı resmi yazarların katkıları ile ilerleyen hikaye, alternatif karakterlerle bilgisayar oyunları derken Disney'in elinde çok zengin bir alternatif havuzu var. Ortada henüz dedikodusu bile dönmezken en basidinden bilgisayar oyunlarından tanıdığımız Kyle Katarn ve hatta daha iyisi kitapların en sevilen karakterlerinden Thrawn'ın dönemi eğer düzgün ellerle şekillendirilirse beyaz perdede veya TV ekranlarında oldukça ilginç olabilir. Yine Luke Skywalker'ın karanlık tarafla teması da ilk etapta işlenmeye aday ilk akla gelen konulardan. Tabii bunu animasyon yapmazlarsa Luke'u kime oynatıp nasıl benzetecekler o da ayrı bir konu. Han Solo, Boba Fett gibi karakterlerin hikayeleri de unutulmamalı. Yani aslında ortada pek çok fırsat varken uyuşuk bir şekilde sadece Clone Wars'a yoğunşalan Lucas Arts için bu alım pekala üzerindeki ataleti atıp çok yönlü bir atağa kalkma şansı da olabilir.
Gerçek anlamıyla bir efsane Disney'in elinde çürüyecek mi, yoksa tüm bu korkularımızı boşa çıkartıp bize tüm derinliğini sunacak mı göreceğiz. Ama seri sırf George Lucas'ın kontrolünden çıktığı için bile Star Wars hayranları olarak içimizde bir burukluk olduğunu gizleyecek değiliz. Filmlerde de hemen hemen her karakterin dediği gibi: "I have a bad feeling about this..."