8 Kasım 2012 Perşembe

29 Ekim ve Tekrar Merhaba



Bir süredir yazamadığımın farkındayım. Uzunca ve özellikle son kısmı maceralı bir tatil, sonrasında da yine uzun sayılabilecek bir adaptasyon süreci, biriken işler ve sıkıştıran deadlinelar sağolsun pek kafayı kaldıramıyorum.

Bundan sonra tekrar buralardayım gibi. Ama daha keyfi yazılara geçmeden önce kendimi yazmak zorunda hissettiğim bir konu var. Biraz da bilerek bekledim, araya biraz zaman koydum. Sakin ve düzgün bir yazı yazmak için tozun dinmesi gerekiyordu, ve benim de biraz sakinleşmem lazımdı. Bence çok önemli ve hassas bir konu olduğundan dolayı bu konu hakkında yazana kadar da başka konuya girmek istemedim, o yüzden diğer konular da asılı kaldı. Gecikmenin bir diğer sebebi de budur.

Bu ülkenin "doğum günü"nde, Cumhuriyet'in ilan edildiği günde kutlamaları yasaklamak isteyen (buraya istediğiniz küfürü yerleştirin, yeterince sert olduğu sürece uygundur) en kibar tanımla densiz ve kendini bilmez zihniyete inat, ülkesinin bayrağını sallayarak kutlama yapmak isteyen vatandaşını cop tekme ve hatta kimyasal maddeyle dağıtmaya çalışan "polis"e inat, kendi ülkesinin kuruluş yıldönümü kutlamalarında olay çıkartmaya çalışan ve kutlamayı engellemeye çabalayan kendini bilmez siyasetçisine inat orada bulunan herkese tebrikler, hepinize teşekkürler. Belki hala bu konudaki tepki yeterli seviyede değil. Belki hala modern bir toplum ve dünyada yeri olmayan, insanlığa hakaret bu zihniyete karşı çıkamıyoruz ve bu karanlık çağdan kalma çirkinlik örümcek gibi ağlarını örerek, ipleri sıklaştırarak ülkenin nefes almasını bile güçleştiriyor. Ama o günkü tepki en azından "Biz de varız." demek için önemliydi.

Daha özgür, daha medeni ve daha insani bir gelecekte daha sık görüşmek üzere.

Hiç yorum yok: